Bu Kuzey isimli arkadaşımız gerçekten edepsizin teki. Pazar sabaha karşı 3 sularında altını değiştirip sisteme ferahlık kazandırma niyetiyle yaptığımız bütün çalışmalara "sıçarım böyle hizmete" diyerekten karşılık veren bir kişi kendisi... Yani ben bir baba olarak bu görüntüleri sizinle paylaşmaktan utanmıyor olabilirim ama kendisi yaptığından utanmalı. Ayrıca imam osurursa cemaat sıçar diye boşuna söylememişler. İmam annesi oluyor tabiki.. hala gaz var içinde kadının. Patlıycak diye ben yanına yaklaşmıyorum.
Özlem hanım artık alt üst yıkama yağlama mevzusuna gayet hakim. Resimden de anlaşılacağı gibi tezgahtaki bebe (kuzey) halinden gayet memnun. Özlem hanımın yüzündeki "aman çükünü biyere sıkıştırmıyak" ifadesi yersiz ama genede anne yüreği işte..
Haftasonu Özlemin müdüranımı Hülya hanım ve sayın eşi Orhan bey fakirhanemizi ziyarete gelmek suretiyle şeref verdiler. Hazır gelmişken "çocuklar ve biz" adlı kompozisyonel sanatsal foto çalışmamızı da gerçekleştirdik. Bu arada Hülya hanım gerçekten bebe seven bir kişi kendisi. Orhan bey ise gerçekten İstanbul beyefendisi.
Hülya hanım, Kuzeyin ısrarlarına dayanamayarak berebaer poz vermeyi kabul etti. Kuzey edepsizi, herhangi bir yanlış harekette bulunmayarak ömür boyu sürebilecek bir utanca mahal vermedi. Afferin Kuzey dedik.
Aynı saatlerde fakirhanemizi ziyaret etmek suretiyle ortamı çocuk parkına çeviren sayın yeğenlerim Doğa ipek (kız olan ) ve Doğu İpek ile de bir tatlı hatıra fotosu çektirdik tabi. Doğa ile aramızdaki kan bağının bu kadar bariz olması tabi herkezin dikkatini çekmekte.
No comments:
Post a Comment